Öksürük üst solunum yollarında veya akciğerlerde, yani
solunum sisteminde görülen problemlerin belirtisidir. Öksürük ile birlikte
hastalığın etkenine, yerine ve şiddetine göre başka belirtiler de görülebilir.

Örneğin; durgunluk, iştahsızlık, tıksırma, aksırma, burun akıntısı
gibi. Burun akıntısı su gibi berrak renkten, koyu yapılı ve koyu renkli
akıntıya kadar değişen şekillerde ortaya çıkar. Ayrıca belirtilere solunum güçlüğü,
sık soluma gibi durumlar da eşlik eder.

Koyunlarda öksürüğün sebepleri bakteriyel, viral, parazitik
etkenler olabilir. Burun ve solunum yolunu tahriş eden yabancı cisimler, toz ve
tümörler de öksürük, aksırma, tıksırma, solunum güçlüğü ve burun akıntısı ile
karşımıza çıkabilir. Örneğin; koyunların burun kurdu (östrus ovis) bu
etkenlerden biridir.

Koyun ve kuzularda en önemli öksürük sebepleri bakterilerdir.
Bunların başında Mannheimia ve pasteurellalar gelir. Ayrıca Bordetella,
Klamidya, mikoplazma gibi etkenler de devreye girerler. Bazen Mannheimia haemolytica mikoplazmal
enfeksiyonlarda ikincil mikroorganizma olarak hastalığın şiddetlenmesine yol açabilir.

Viral etkenler arasında IBR olarak bilinen ve çoğunlukla
sığırların solunum yolu enfeksiyonlarını oluşturan virüs ile PI3 (Parainfluenza 3) virüsünü sayabiliriz.

Yukarıda sayılan bakteri ve virüsler solunum yolu enfeksiyonu
ya da zatürre (pneumoni) oluştururken, hazırlayıcı etmen her zaman Stres’tir.

Nakliye, her türlü ani değişiklik, kalabalık ağıllar, tozlu
ortam, ağıldaki amonyak yoğunluğu, besleme hataları ve koyunların, kuzuların direncini
etkileyen diğer hastalıklar, örneğin; Koksidiyoz en önemli stres faktörleridir.
Stres hormonunun salgılanması ve tahrişler sonucunda solunum yolu önce virüsler
sonra da bakteriler tarafından istila edilir. Durum zatürre (pneumoni) olarak
karşımıza çıkar.

Şiddetli ağıl öksürüğüne dikkat etmek gerekir. Bazen ağıldaki
koyunların öksürükleri o kadar şiddetli olur ki; koyunlarda Prolapsus rekti’ye (rektumun
dışarı fırlatmasına) sebep olabilir.

Ağıl öksürüğünün asıl sebebi yemin veya ağılın tozlu
olmasıdır. İşin içine bakteriler de girdiğinde ağılda öksürük büyük boyuta
ulaşan bir sorun haline gelir.

Öksürük sebeplerinden biri de akciğer apseleridir. Özellikle
koçlar bu durumdan daha çok etkilenirler. Arkanobakterium  (Trueperella) pyogenes adı verilen irin
bakterisi ve yanına aldığı diğer bakteriler akciğerlerde irinli yangı yaparlar.
Hastalık diğer belirtiler ve öksürük ile birlikte koyu kıvamlı ve koyu renkli
burun akıntısı olarak göze çarpar.

En önemli öksürük sebebi kıl kurtlarıdır. Parazitik sebep
olarak ortaya çıkan öksürükten Diktiyokaulus, Protostrongilus, Müllerius gibi
akciğer kıl kurtları sorumlu olurlar.

Koyunlarda öksürük aniden ortaya çıkabileceği gibi (akut), bazen uzun zaman hiç düzelmeyen kronik (süreğen) öksürükler de görülebilir. Koyunların akciğer kanseri (OPA, Jaagsiekte = Ovine Pulmoner Adenokarsinom = OPP = Ovine Progressive Pneumoni) ile Maedi-Visna virüs etkenli hastalıklardır.

Zayıflayan, sürekli öksüren, aşırı hızlı soluyan, sürekli
burun akıntısı olan, nispeten yaşlı koyunlarda bu hastalık akla gelebilir.

Koyunların çokça bilinen hastalıklarından Bulaşıcı (Kontagiyöz)
Agalaksi’de eklem, göz ve meme yangılarının yanı sıra solunum yolu enfeksiyonu
da ortaya çıkabilir ve diğer belirtilere öksürük de eklenebilir.

Akciğer veya çevresindeki lenf yumrularına yerleşen Kazeöz
lenfadenitis (koyun pseudotüberkülozu) öksürüğe neden olabilir.

Burunda tümöre neden olan virüs etkenli bir hastalık vardır.
Enzootik Nasal Adenokarsinom (ENA) adı verilen ENTV (Enzootik Nasal Tümör
Virüsü) tarafından oluşturulan bu hastalıkta şiddetli solunum güçlüğü ve
öksürük söz konusudur.

Görüldüğü gibi; değişik etmenlerden ve etkenlerden dolayı
koyunlar öksürebilirler. Öksürüğün tek ve basit bir sebebi yoktur.

Ağıl öksürüğünü önlemek için tozlu ağıllar ya da toz yemlerden dolayı buruna toz kaçması ve bunun yaratacağı tahriş önlenebilir. Aşırı toz halindeki yemlerin günlük tüketileceği miktarı üzerine su veya melas püskürtülerek tozun buruna kaçması önlenmelidir.

Aşısı mevcut olan hastalıklara karşı mutlaka aşılama
yapılmalı, prospektüse uyulmalıdır. Rapel gereken aşılarda 2-4 hafta sonra aşı
tekrarlanmalıdır.

Eğer Pasteurella aşısı yapılmış koyunlar öksürüyorsa teşhis
için parazitik veya mikoplazmal yönden durum araştırılmalıdır.

Tüm öksürük vakaları geniş açıdan ele alınmalı, diğer
belirtiler ile birlikte laboratuvar tahlilleri göz önüne alınarak doğru teşhis
konulması için gayret gösterilmelidir. Klinik belirtiler birbirine benzese de
etkenler farklı olabilir. Parazitler için dışkı muayenesi, diğer etkenler için
organ ve kan muayeneleri yapılması gereklidir.

Koruyucu hekimlik uygulamalarının başında; stresi önlemek,
stres faktörlerini azaltmak, stresi azaltacak yem katkıları kullanmak gibi
önlemler gelir.

Bakteriyel ve viral etkenlerin meydana getirdiği zatürre
(pneumoni) olgularının stresi takip ederek başladığını hiç aklımızdan çıkarmayalım.

Parazitik etkenlere bağlı olan öksürükler için uygun dozda,
uygun etken maddeli kıl kurdu ilaçları kullanılmalıdır.

Ağılların kalabalık, havasız, yoğun amonyak birikmiş, tozlu
olmaması için önlemler alınmalıdır. Besleme hataları, vücut direncini kıracak
olan her türlü eksiklik, enerji, protein vitamin ve mineral eksiklikleri giderilmelidir.

Koruma ucuz ve garantilidir. Öncelik her zaman hastalık ortaya
çıkmaması yönünde alınacak tedbirlerdedir. Hastalık ortaya çıktıktan sonra
etkene göre tedavi yapılır. Bakteriyel pneumonilere (zatürre) karşı antibiyotik
ve yangı gidericiler kullanılır.

Fakat, kesinlikle antibiyotik tedavisi yarıda kesilmemeli, tedavi için kullanılan ilaçlar veteriner hekimin tavsiye ettiği zaman diliminde kullanılmalıdır.


Warning: Division by zero in /home/atafehdj/domains/atafenblog.com/public_html/wp-includes/comment-template.php on line 1382