Sahada yaşanan sorunların biri de uzun süreli antibiyotik
kullanımıdır. Bu konu ‘’bilinçsiz antibiyotik kullanımı’’ tarzında sürüp
gitmektedir.

Çiftliklerde, hayvancılık işletmelerinde daha önce kullanılan
antibiyotikler herhangi bir durumda tekrar temin edilerek kullanılıyor. Eğer
sonuç alınmazsa bir başka antibiyotik ile devam ediliyor ve hatta antibiyotik değiştirilerek
‘’gereksiz tedavi gayreti’’ sürdürülüyor. Belli bir teşhise dayalı olmaksızın
yapılan bu ‘’deneme yanılma’’ yöntemi ile tedavi girişimi uzun süreli
antibiyotik kullanımına, arkasından da meydana gelebilecek başka sorunlara yol
açıyor. Bilinçsiz antibiyotik kullanımı ve ‘’çalışmıyor’’ denilerek başka antibiyotik
bulup yanlışa devam etme sonucunda 3 önemli sorun ile karşılaşıyoruz. Bu
sorunlar ise bazen gerçek sorundan daha önemli bir hâl alıyor.

1. Uzun süreli antibiyotik kullanımı sonucunda oluşan ishaller.
2. Uzun süreli antibiyotik kullanımı sonucunda ortaya çıkan mantar enfeksiyonları.
3. Uzun süreli antibiyotik kullanımı sonucu ortaya çıkan direnç.

Antibiyotikler bakterilerin üremesini engelleyen ya da
bakterileri öldüren kimyasal bileşiklerdir. Doğru yerde, doğru dozda, doğru
zamanda kullanılan antibiyotikler büyük yararlar sağlarlar. Ancak;
antibiyotikler bakterileri yararlı veya zararlı diye ayırt etmeden öldürürler.
Meydanı boş bulan diğer mikroorganizmalar ise bu durumdan yararlanarak aşırı derecede
ürerler. Bunlardan mantar ve mayaları, ayrıca Clostridium difficile
isimli mikroorganizmayı sayabiliriz.

Uzun süren antibiyotik kullanımının ardından mantar ve
mayalar üreyerek vücuttaki soruna ek olarak başka sorunların da meydana
gelmesine yol açarlar. Mantar toksinleri de vücut için büyük sorunlar
oluştururlar.

Clostridium difficile ise ortamda başka bakteriler kalmadığında üreme fırsatı
bulur. Hayvanlarda ishal yapar. Bilinçsiz antibiyotik kullanımı yine burada
devreye girer ve verilen antibiyotiğin ‘’işe yaramadığı’’ düşünülerek antibiyotik
değiştirilir. Mantar ya da C. difficile daha da fazla ürer, durum
şiddetlenir. Özellikle buzağılarda Clostridium difficile enfeksiyonları
yaygın olup, kayıplarla sonuçlanabilir.

Her sorunun antibiyotikle halledilemeyeceğini bilelim ve uzun
süreli, bilinçsiz antibiyotik kullanımının zararlı olabileceğini aklımızda tutalım.

Son olarak bakterilerin antibiyotiklere karşı
silahlanabileceğini, direnç kazanabileceğini unutmayalım.

Göz ardı edilen bir sorun da antibiyotikler için harcanan
paralardır. Sonuç alınamadığı halde denemeye devam etmenin hiçbir yararı olmaz.
Önce doğru teşhis ve ona göre tedavi yönteminin seçilmesi gerektiğini
bilmeliyiz. Doğru teşhis için ayrıntılı bir muayene ve bazen de laboratuvar
tetkiklerinin gerekliliğini akıldan çıkarmamalıyız.

Uzun sürede sonuç alınamayan antibiyotik tedavilerinde ısrarcı
olmayıp, başka sorunlarla durumun komplike olabileceğini de düşünmeliyiz. İşin
en doğrusu ise; antibiyotik kullanımına neden ihtiyaç duyulduğunu her seferinde
irdelemeliyiz.

Antibiyotik kullanımı koruyucu hekimlik, biyogüvenlik ve sürü
yönetimindeki eksikliklerin, ihmallerin sonucudur. Bu ihmallere yer verilmezse
antibiyotik kullanımına ihtiyaç duymayız. Ekonomik olarak da daha rahat oluruz.


Warning: Division by zero in /home/atafehdj/domains/atafenblog.com/public_html/wp-includes/comment-template.php on line 1382