Laminitis sığırlarda tırnağın içindeki canlı dokunun yangısıdır. Bazı bilim insanları Corium tabakasının yangılandığını, dolayısıyla da Laminitis yerine ‘’Coriosis’’ denilmesinin daha doğru olacağını ifade ediyorlar.

Sığırlarda, özellikle sütçü sığırlarda ayak hastalıklarına ve topallığa sebep olan hastalıklar içinde en önemlisi Laminitis’tir. Diğerlerini de sayarsak; taban ülseri, beyaz çizgi hastalığı, tırnak ülseri, ayakta apse ve çifte taban oluşması gibi sorunlar akla gelir. Bu tip topallıkların inek başına yıllık 122 $ kayba sebep olduğu ABD’de hesaplanmıştır.

Laminitis’in ileri safhasında işin içine mikroorganizmalar da karışır ve ‘’panarisyum’’ adı verilen ayak çürüğü sorunu ortaya çıkar.

Laminitis’e sebep olan birçok faktör vardır. En önemlisi işkembe asidozudur. Diğerleri ise; barınak zemini ve hayvan konforu, mineral – izmineral eksiklikleri, vitamin eksiklikleri, genetik yapı olarak sıralanabilir. Hazırlayıcı sebeplerin başında besleme hataları, yaş, doğum ve doğum sayısı ile genetik yatkınlıkları sayabiliriz.

Laminitis akut, subakut, subklinik ve kronik şekilde görülebilir. Akut hallerde ağrı ve topallık belirgindir. İşkembe asidozu ile ilişkili olduğunda sıvı ve köpüklü dışkı da görülür. Ayağa giden damarların şiştiği, genişlediği deri altında belirgin bir şekilde gözlenir.

Kronik Laminitis’te ise tırnakta deformasyon (şekil değişiklikleri) dikkat çekicidir. Özellikle ‘’çarık tırnaklı’’ inekler geçmişte laminitis geçirmiş olan ineklerdir.

Laminitis atlarda da büyük bir sorundur. Arpalama adı verilir. Sığırlar için de işkembe asidozuna bağlı laminitislerde ‘’arpalama’’ teriminin kullanılması yanlış olmaz.

Rumen asidozunda pH düşmesi ile ortaya çıkan histamin ve endotoksinler (LPS = Lipopolisakkaritler) genel kan dolaşımına karışarak vücuda yayılırlar.

Bu arada tırnak dokusuna da giderler. Tırnağın içindeki canlı dokularda yangısal reaksiyonlar oluşur. Bu arada toksinler yüzünden MMP (Metalloproteinaz) enzimi aktivite olarak dokulardaki bağ yapısını çözer. Dokular bozularak birbirinden ayrışmaya başlar. Dokuların birbiriyle bağlantısı kopar. Tırnakta kan akışı bozulur. Ayaktaki dokulara oksijen gidemez. Laminitis şekillenir.

Laminitis önemli bir hayvan refahı sorunudur. İleri derecelerde topallık sebebiyle ineğin mecburen sürüden çıkarılması söz konusu olur. O yüzden Laminitis’e yol açan risk faktörlerini iyice anlayıp önlem almak gerekir.

Koruyucu Hekimlik:

Asidoza yol açmayacak şekilde ‘’yemleme yönetimi’’ yapmak en önemli koruyucu hekimlik uygulamasıdır. Kaba-kesif yem dengesi, açık büfe yemleme, yemlik ve dışkı kontrolü, tane kısımların çok ince öğütülmemesi, karıştırma aletlerinin gereğinden fazla kullanılarak liflerin (selülozun) çok ince kıyılmaması yemleme yönetiminin başlıca kurallarıdır.

Tırnak sorunlarında izminerallerin, özellikle Bakır, Sülfür (Kükürt) ve Çinko eksikliklerinin önemli rol oynadığı ortaya konulmuştur. Bu mikroelementlerin yemlere katılmasının büyük ölçüde yararı vardır.

Biotin (vitamin H) ile desteklenen yem katkılarının ayak hastalıklarını önleme konusunda gayet etkin olduğu bilinmektedir. Barınak tabanının hatalı yapılması tırnak sorunlarında önemli bir rol oynamaktadır.

Barınak tabanı çok düzgün yapılmalı 9 cm’de 1 cm çizilmelidir. Çizgiler yemliğe paralel olmalıdır. Baklava şeklinde veya kare şeklinde ya da gelişigüzel çizgiler çizilmemelidir. İneklerin ayaklarının kaymaması için yapılan pütürlü, kaba yapılı barınak tabanları ayaklara, tırnaklara zarar verir. Tırnaklar yılda 2 kez bilinçli bir şekilde tımar edilmelidir (manikür-pedikür).

Kuru dönemde hatalara yol açmayacak şekilde besleme yapılmalı, Hipokalsemi’ye meydan verilmemelidir. Ayak-tırnak sorunlarının çoğunlukla laktasyonun ilk 100 gün içerisinde oluştuğu belirlenmiştir.

Sürü yönetiminin temel kuralı olan ‘’kuru ve temiz’’ kuralının karşıtı ‘’ıslak ve pis’’ ortamlardır. Islak ve pis ortamlar kesinlikle düzeltilmelidir.

Ayak basışındaki hatalar topallık ve tırnak sorunlarına yol açar. Basış hatalarında genetik yapının rolü çok büyüktür. Sperma seçiminde FLC (ayak-bacak puanına) dikkat edilmeli, FLC değeri yüksek olan boğaların spermaları kullanılmalıdır.

Görüldüğü gibi laminitis bir ‘’sürü yönetimi’’ sorunudur.

Tedavi:

Tedaviye ihtiyaç duyulmaması ‘’sürü yönetimi’’ ilkelerine tam olarak uyulması ile mümkün olur. Ancak; tedavi gerekirse akut dönemde antiinflamatuvar (yangı giderici) ilaçlar kullanılır. Barınaklarda serbest ulaşımlı sodyum bikarbonat (yemek sodası) bulundurulması çok yararlıdır.

Durumun ilerlemeden önlenmesi, tedavinin ilk safhalarda yapılması şarttır. İleri vakalarda tedavi şansı azalır, masraflar artar.